Header Ads

Bilim adamları "yarı zamanlı müslümanlık" mı geliştirdiler? Ahmet Rasim Küçükusta nereden koşuyor? | Mehmet Fahri Sertkaya

ahmet rasim küçükusta, Mehmet Fahri Sertkaya, evrim teorisi, adem aleyhisselam, islami mevzularda makaleler, darwinizm, Sabatayistlik, sabetaycılar, ibrahim saraçoğlu



Siz hala bu Ahmet Rasim Küçükusta'ya itibar ediyor musunuz? 

İslami referanslar veren doktorlar, araştırmacılar, bilim adamları da yeni moda oldu...

Olsun, bu insanlar bol bol İslami referanslar versinler, biz bundan memnuniyet duyarız. Çokça seviniriz. Lakin araştırmaları yayınlarken sık sık İslam'ı da diline ya da kalemine dolayan bu şahıslar, öncelikle İslam'ın o meseledeki nasslarını (Ayetlerini, hadislerini, müctehid imamların ictihatlarını ve hakkında icma olup olmadığını) iyice araştırıp öğrenip anlayıp da söz sarf etmeliler. Bundan da öncelikle ise samimi olmamalılar. 

Sırf yeni trend bu diye, insanların alakasını çekiyor, İslam'ı da katarak yorum yapan bilim adamları markalaşıyor ve hızlı yükseliyor diye işine geldiğince İslam'ı referans vererek yayınlar yapmamalılar. Samimi ve ciddi olmalılar. 

Daha önce de Ahmet Rasim Küçükusta'yı bu hususta tenkit etmiştim. El ile istimna (mastürbasyon) meselesinde İslam'ın hükmü çok açık ve kesin olmasına rağmen, sık sık İslam'ı referans gösteren ve çeşitli bilimsel gelişmeleri İslam ile sentezleyerek yorumlayan Küçükusta, dinimizin bu husustaki sınırları umurunda bile olmadan bir yayın paylaşmıştı ve masturbasyonun faydalarını(!) anlatmıştı. 

Şimdi işi daha da ileri götürmüş ve "insanlar ilk defa ne zaman ve neden giyindiler" sorularına cevap aranarak yapılan araştırmalara, "Ben tabii ki bunu tasvip etmeyerek, bu inançlara katılmayarak, içindeki bazı bilgiler, buluntular dikkat çekici olduğu için alıntıladım" şeklinde bir tek cümle ile olsun ikaz bile eklemeden, olduğu gibi paylaşmış.

Aşağıda altını çizdiğim cümlelerde de gördüğünüz gibi skandal seviyede bir paylaşım olmuş. Bu yayınında: 

- Adem aleyhisselam yok. İlk insan ve ilk peygamber ve alakalı çok sayıda ayet-i kerime ile hadisler yok, İslam tarihi yok, peygamberler tarihi yok. Adem babamıza meleklerin her şeyi öğrettiği ve ilk insanın şu andaki insanların neredeyse tamamından daha medeni/şehirli/teknik bilgi sahibi bir insan olduğu gerçeği yok. 

- Yaratılış yok. Din yok.

- Evrim teorisi gibi bilimsel olarak da binlerce türlü çürütülmüş bir yalan dolan teori var. Evet evet... Binlerce türlü çürütüldü evrim dene saçmalık ve bunu bilim çürüttü.

- İnsanların örtünmesinin sebebi aranırken bir kere, ihtimal dahilinde sayılarak olsun "ahlaki gereksinim, utanma" diye bir şey de yok. Haya yok haya! 

Bu nasıl mümkün olabilir?

Acaba diyorum, kendi tercihidir ve kanunen de serbesttir, alkollü içkilerle arası mı iyi Küçükusta'nın? Çakırkeyif oluyor da bu hallerde de yayınlar mı yapıyor? Ya da herhangi bir sebeple dikkatinin çok dağıldığı anlar mı oluyor? 

Fotoğraflarından görüldüğü kadarı ile ve web sitesindeki bazı yayınlardan da görüldüğü kadarı ile, akşam sofralarının müdavimi gibi duruyor. Ya da en azından yakın bir tarihe kadar öyle imiş gibi duruyor. Öyle ise kendi tercihidir ama öyle ise neden iyi bir müslüman kimliği çizmeye çabalıyor ve İslam'a bilimsel gayretleri ile hizmet etme gayreti sergilerken bu saçma sapan evrim teorilerini bile, hem de ikaz edici bir satır bile yazmadan alıntılıyor? 

Hiç mi Allah'tan, hesaptan, azaptan korkmuyor? Kendisinin daha önceki yayınlarını okuyup, İslam'ı da referans gösterdiğini görüp itibar eden insanlar bu gibi yayınları sebebi ile dinden çıkıp ebedi saadetlerini kayıp ederlerse, yarın ahirette hepsi ayrı ayrı kendisinin yakasına yapışır diye bir endişesi de mi yok? Öyle bir manzara var ki, nereden baksan mantıksız, tutarsız ve samimiyetsizce...

Ben bir şey demiyorum ama birileri çıkar "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Bu adam gerçekten müslüman mı yahu? Zaten Küçükusta soy adı da Sabetayist kriptolojiye uygun, zaten adamı Sabetayist olduğunu bildiğimiz çevreler ve kişiler de dışlamıyor, yok saymıyor, engellemek istemiyor, bu adam başka bir şey olmasın?" derler. 

Allahü alem bu Küçükusta, bu sosyal medyada bir yerlerde Mevlana hazretlerinden "Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol" sözünü de paylaşmıştır. 

Küçükusta misali olan o İbrahim Saraçoğlu'nun da akrabaları basın mensuplarına konuşmuştu bir kaç ay önce, neler duymuştuk neler... Nerede TV ekranlarında görünen İbrahim Saraçoğlu, nerede anlatınlar demek zorunda kalmıştık. Adam annesinin cenazesi ile bile ilgilenmemiş, cenaze namazına bile gitmemiş, annesinin kabrinin nerede olduğunu bile bilemezmiş... 

Ben iyice sıkıldım bu Türkiye piyasasından, elimi nereye atsam samimiyetsizlik, tuhaflık, çirkinlik... Bir de daha vahimi var. Bu kadar sıkıntılarla mücadele eden benle mücadele eden çok da, en adi ve ahlaksızca pusuları kuranlar çok da, tuhaflıklarını, samimiyetsizliklerini, vahim hatalarını ispatları ile gözler önüne serdiğim kişilerle uğraşanlar nerede ise yok. 

Bir de Cübbeli Ahmet Hoca denilen lüzumsuz "Daha Deccal gelmedi. 150 sene var" diyor ya sık sık, acı acı gülüp geçiyorum. 

Mehmet Fahri Sertkaya



Blogger tarafından desteklenmektedir.