Header Ads

Ahmet Şimşirgil rezil olmaya doymuyor. Yine rezil oldu: Olmadık şeyden kahramanlık çıkartacaktı... | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Recep Tayyip Erdoğan, vatikan, papa, akp'nin gerçek yüzü, ahmet şimşirgil, gerçek yüzü, vladimir putin, donald trump, FETÖ, siyonizm


AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüne, gönüllü olarak yardım ve yataklık yapmak için bu güne kadar sayısız kere samimiyetsizlik hatta nifak alameti sergileyen intihalci (eser hırsızı) Profesör Ahmet Şimşirgil, yine şaşırtmadı.

Dinimize, ümmetimize, milletimize, vatanımıza sayısız kere ihanet eden ve dokuz senedir bunları yüzlerce yayınımızda ispatları ile anlattığımız için bize karşılık veremeyen, 15 yaşındaki öğrencileri bile dava ettiği halde bizden davacı da olamayan CIA piyonu Recep Tayyip Erdoğan'ı olmadık şekilde yine kahramanlaştırmak istedi Şimşirgil... 

Erdoğan'ın gözler önündeki, kan dolu, gözyaşı dolu, ah dolu, BOP'çuluk dolu, ihanet dolu, vurgun dolu, peşkeş dolu, yalan dolu, ihalede fesatçılık dolu, devlet gücü ile misyonerlik ve mezhepsizlik dolu, uluslar arası terör ve harp suçları dolu haline rağmen, onu bir de dinimizi, memleket/vatan meselemizi bile alet ederek şakşaklamaya devam etmek isteyen Ahmet Şimşirgil, bütün hesap ahirete kalmadan, henüz bu dünyada ibret-i alem oluyor. Dinimizi dünya menfaat ve siyasetine alet edenlere hazret-i Allah'ın (c.c.) ve hazret-i rasulün (s.a.v.) lanet ettiğini senelerdir tekrar tekrar hatırlatmamıza ve senelerdir kendisinin de ne acınası bir halde olduğunu, akıl almaz tezatları bir arada savunduğunu, bu derece şakşakçılık yapmak isterken iyice sinir sistemini bozduğunu anlatmamıza rağmen umursamayan Şimşirgil, sık aralıklarla mahcup düşmelerini de umursamıyor.

59 yıl sonra, kripto Yahudi Celal Bayar'ın ardından, Papa'nın ayağına giden ikinci cumhurbaşkanı olmak seviyesizliğini sergiledi, at ve eşek etinden sucuk yapıp satarken suç üstü yakalanıp da 1986 yılında Sabetayist Ilıcakların Tercüman gazetesine fotoğrafı ile birlikte manşet haber olduğu iddia edilen, kendisine "At kasabı" denilen Tayyip Erdoğan... Kutsal kitabımız Kur'an'ın ayetleri ile dalga geçen kripto Yahudi Egemen Bağış'ı hususi korumaya alan, senelerce FETÖ ile birlikte sürdürdükleri "dinler arası diyalog" isimli uluslar arası misyonerlik projesine siyasi hamilik yapan, son senelerde bir de devlet gücü ile mezhepsizlik dayatmaya kalkarken Akademi Dergisi'nin ve Süleymanlılar cemaatinin çok sert şamarlarını üst üste yeyip bundan nispeten geri adım atan, dini bilgisinin de dip seviyede olduğu iyice meydana çıkan, mezhebin ne demek olduğunu bile bilmediği iyice meydana çıkan ve defalarca "dört hak din" tabirini, "Din ve kültür gibi sun'i bölünmeler" tabirini kullanan, "Dilin mi sürçtü, kasten mi kullanıyorsun?'' şeklinde sorulunca susup duran, İslam dinine zarar verecek minvalde konuşmaları, projeleri sık sık büyük bir haz alarak yapan, son yıllarda zulmü hamile kadınlara, loğusa kadınlara, el kadar bebeklere uzanan sahte diplomalı gayr-i resmi cumhurbaşkanı Erdoğan'ı; bu acınası haline rağmen, bu seviyesiz, bu hala ihanet kokan tavırlarına rağmen kahramanlaştırmak isteyen Ahmet Şimşirgil, olay yerindeki tercümanın oturması için kullanılan sandalyeden bakın neler çıkarttı.

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'in alakalı Twitter paylaşımı

➥ Türk milliyetçiliği yapılmasına sinir olan...

Devlet kurumlarından T.C. yi ve bayrağımızı kaldıran...

Şehitlerimize 'kelle', gizli Ermeni Artin Agopyan'a (APO) 'sayın' diyen...

CIA'nın açılım projesine can-ı gönülden hizmet ederek binlerce asker, polis ve sivilin kanına giren...

Aynı anlarda yine CIA üretimi el Nusra, ÖSO ve IŞİD teröristlerini hem sınırlarımız içinde, hem de sınırlarımız dışında besleyen, eğiten, tedavi eden...

Suriye'yi de kan gölüne çevirip yüz binlerce insanın kanına giren...

Suriye'den, damatları ve oğulları ile ortak, petrol kaçırdığı somut çok sayıda delil ile ispat edilen...

'Bu ispat edilirse bu makamda durmam" diye kameraların önünde kendinden emin bir görüntüde konuşan ama ispat edilince dünyanın önünde tükürdüğünü yalayan...

Güzelim vatanımızı nerede ise bölmek üzere iken, Başkan olamayacağını anlayıp da oy için şimdilik bu ihanet projelerini öteleyen... 

İbneleri ve misyonerleri milletimizin başına bela eden...

Zinayı, evlilerin zinasını, domuz etini bile suç olmaktan çıkartan...

Diyanet üzerinden dinimize türlü müdahaleler yapmaya kalkan ve daha düne kadar, adı Mercedes Görmez'e çıkmış Mehmet Görmez'i o kurumun başında aleme inat tutan....

Oy kaygısı ile, hiç istemediği halde onu Diyanet'in başından alınca, ondan bin beter olan ve geçmişi FETÖ'cülük dolu olan Ali Erbaş'ı getiren...

Baba tarafından Potamyalı Rum ve anne tarafından Gürcistan Yahudisi olduğu ispat edilen...

Siyonizmin ve CIA ile MOSSAD'ın büyük gayretleri sayesinde, diplomasız bile olsa ülkemizin başına geçirilen AKPKK lideri Tayyip Erdoğan; FETÖ lideri kripto Ermeni ve aynı zamanda Katolik gizli kardinal olan Fethullah Gülen'in, dini sahada patronu olan Katolik Papa Francis’le Vatikan’da görüştü. Bilindiği üzere FETÖ'nün dünya genelinde hızla teşkilatlanmasında Katolik Cizvit tarikatı büyük rol oynamıştı ve bütün bunların, ayrıca da Erdoğan'ın siyasi sahada patronları da Mason/Siyonist liderlerdir.

 
Baş başa gerçekleşen görüşme bir saat sürdü. Erdoğan hiç çekinmeden hala dinler arası diyalog vurguları yaptı. Şu ziyaret baştan sonra yüz kızartıcı halde iken, sosyal medyada AKPKK militanları ve sempatizanları, Erdoğan’ın görüşme sırasında oturduğu sandalyeden kahramanlık hikayesi çıkardı. Bunlardan biri de, nasıl profesör olduğuna bir türlü anlam verilemeyen ve eser çaldığı bile ispat edilince "Acaba profesörlüğünde de bir hinlik var mı" sorularını akla getiren Ahmet Şimşirgil idi.



Papa ile Vatikan’daki Apostolik Kütüphane’deki görüşmesi boyunca aynı sandalyelerde oturan Erdoğan için AKPKK'liler, ''Erdoğan’a önce düşük sandalye verdiler. Erdoğan ‘denk koltuk’ isteyince küçük sandalye ellerinde kaldı. Dünyanın gözü önünde küçük düşüreceklerdi, Sayın Erdoğan’ın idari ve siyasi dehası bir kez daha oyunu bozdu'' mealinde iddilarda bulundular.

Fakat ortada ne küçük sandalye vardı, ne de Erdoğan’ın talebi. Çünkü sandalyeler denkti. Küçük olarak gösterilen sandalye tercümana aitti. Fakat tercüman fotoğraf çekimi sırasında sandalyeyi eline almıştı. Bu durum da yandaşlar tarafından fırsata çevrilmişti. Görüntülerde de bu durum açıkca görülüyor.

Yandaşlar ayrıca aynı sandalyede fotoğraf çektiren ABD Başkanı Trump ile Rusya Lideri Putin’in fotoğraflarını da paylaştı.


  

BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ
Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp'ın da gerçek sahibi CIA'dır ve Telegram, WhatsApp'ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi
Blogger tarafından desteklenmektedir.